19 Temmuz 2015 Pazar

bolu sahibinden satılık daire arsa ve islam bilgisi

 bolu sahibinden satılık daire arsa


bolu sahibinden satılık daire arsa arsa ve islam bilgisi sizlerre en güzel yaıl<rı islam yazılarını yazan bolu sahibinden satılık daire arsa dediki yönüyle de bu etlerin yoksul halk yığınları ile yeterince Inıluşma ,u,, çüde engellemiş olur. Nitekim böyle bir şikâyeti duymaya ba- lanu ,ı ,ı nelerde tutulan bu etler, bir yere mensup olmayan geniş yoksul lul! kurban haftası içinde buluşamıyor veya yeterince onlara intikal ci',, burada kurbanın ruh ve neşvesine aykırılık ve fıkhı bakımından ç.ı. şeyler yok mudur? Kurban dindeki kendi yer ve konumundan kop,Vii!
d.Kurbanı vekâleten bir başka ülkede kestirme reyo I. yere gönderme: Bu oralardaki müslümanlan da yeterii'icc kud . , neşvesine kavuşturma Ve ayrıca da bir kaynaşmaya yol açması baku . zel olur. Oralarda yoksulluk fazla ise verilen kurban etleri caten cn y İ, içerisinde tüketilir ki bu süre de, kurban neşve Ve havasının dev umun! Elbet yardım Ve dağıtımda Peygamber (s.a) sünnetine dayalı ilkeOı
de kişiler olarak en yakından başlamaktır*Ancak uzaktaki dah<ı
lürse yakın aşılır. Hanefiler kurbanı veya etini zekât misalinde okluyu bir yer yahut ülkeye göndermeyi mekruh görürler. Ancak uzaktaki b yahut daha yoksul bir ülke söz konusu olunca bunu mekruh görmezkı Ve Ma/i/dlerin görüşleri de yaklaşık olarak Hanefiler gibidir. Onlar safesi ötelerini bu yönden başka bölge olarak nitelerler
Kurbanın yün, kıl, deri, paça, baş vs. yan ürünlerine gelince kurban sahibinin ihtiyacı varsa bunları kendisi alabilir, evinde kullanabilir. Bunlann evde kullanılacak bir başka mal ile değiş-tokuş yapılmasının caiz olup olmadığı tartışmalıdır ki çoğunluğun buna hiç bir şekilde izin vermediği görülür. Hanefîleı bu konuda diğerlerinden ayrılarak bu yan ürünlerin, evde ihtiyaç duyulan kalıç eşyalar temin edilmesi şartıyla onlarla değiş-tokuş yapılabileceği görüşündedir 1er. Onlara göre bunlar paraya çevrilemez, onlarla yiyecek-içecek gibi heme' tüketim konusu olan şeyler teminine gidilemez. Hanbelîlerin ünlü fakihi İb Kudame'nin yazdıklarına bakılırsa Ebû Hanîfe, kurbanın yan ürünlerinin satılı parasının sadaka olarak verilebileceği görüşünü taşır. Hatta bu eserde Abdullc b. Ömer (r.)’in böyle yaptığına ilişkin bir rivayet de vardır. Yine burada yer v rildiğine göre Haşan el-Basrî, Nehâî, ve Evzâ 'î gibi, devirlerinin ünlü fakihle kurban derisinin satılıp parasıyla ev eşya ve edevatının satın alınmasına izin \ rirler. Anlaşılan odur ki kurbanın eti olduğu gibi diğer yan ürünlerinin de hiç şekilde satılmayacağı görüşü hâkim durumdadır. Burada yan ürünler hakkını ki satılamazlık hükmü ihlal edildiğinde ise artık bu bedelin tasadduk edilec görüşünü bulmak da mümkündür“^.
Elbet bu satış meselesi kurban sahipleriyle ilgilidir. Onların verdileri ki veya vakıf türü kurumlar kurbandan çıkan, et dışındaki söz konusu bu yan ü leri paraya çevirebilirler. Ancak görünen o ki kurban eti, hiç kimse ve kuı tarafından kendisi olarak aynî tüketimin dışında bir satış ve mübadele ko Dİamamaktadır. Bu, bir bakıma Allah’ın özel ikramını başka bir şeyle dei nek gibi düşünülür.
İlgili hadislere dayanan bazıları, ücreti dışında kasaba, kurbandan hiç \ /enlemeyeceğini savunurlar. Burada ücretten saymamak şartıyla, eğer yok /eya hediye olarak kasaba et yahut hayvanın diğer yan ürünlerinin verileb [örüşü de vardır"^.
Fifrenin nakdî olarak da verilebilmesine karşılık kurban eti aynî yan endisi olarak verilir.
12 Hepsi için bak. Kâsânî, VI, 328-332; Sahnûn, Müdevuene, II, 644; Şafiî, el-Umm, 11, Kudâme, VIII, 437; el-Cezîrî, I, 723-725; Hanefîlerin diğerlerinden aynlan görüşü için a V. Zuhaylî, III, 632
Hanefî, Maliki ve Hanbeltler'e göre müslüman olmayanlara kutba lebilir. Bu gibilem sadaka verilebileceği hükmünden yola çıkan fakihler k ni de bu çerçevede ele alırlar. Burada ayrıca; Gayri müslime yemek yed olduğuna göre bu da caizdir, yaklaşımı da dile getirilir. Ancak İmam M( zılannın onlara kurban derisini vermeği mekruh gördükleri görülür İd Ehl-i Kitaba kurban eti vermeyi de mekruh gördükleri kaydedilir. Bayrc dışındaki kişinin kendine vacip hede getirdiği ceza ve keffaret kurbanlar Hanbelilerin açık görüşü olarak söylersek onların etleri gayri müslime memiştir ki bu hükme göre adak kurbanıda böyle olur^^'^. Müslümar kurban eti verilmesi için onun ehli kitap olması da gerekmemektedir.
c- Sahibinin Adak Ve Ceza Kurbanı Etinden Yemesi, Öli Kurban Kesme, Kurban Ve Gelir Paylaşımı
Haneftlere göre adak kurbanından sahibi ve onun usul-furûu Mâliki ve Hanbelîler buna izin vermişlerdir. Şâfiîlere göre, adakkı ger şekillerle mesela hacda ceza olarak vâcip hale gelmiş kurbanlar ve de nafakaları kendisine gerekli olan onun yakınları yiyemezler.
Hanefî ve Hanbelîler e göre ölü adına kurban kesilebilir ve olur. Etinden yiyebilme açısından da bu kurban bayram kurbanı
Şâfiîlere göre ise, ölünün vasıyyeti yoksa ölü adına kurb Mâlikîler’e gelince onlar da bunu mekruh gördüler^^^.
d- Paylaşım Ve İslâm Dünyası Boyutunda Kaynaşme Kurban
Kurban, İktisadî olarak fitre ile mukayese edilemez bir değe bu mükellefiyeti yerine getirebilenler ötekine göre o ölçüde az ola rağmen, değeri yüksek olduğu için onun yoksul kesime İktisadî c
sı yine de ötekinden az olmasa gerek. Kesilen kurbanın en a/ l/.'Vınin v;ok.sula irilmesi gerektiği görüşünden hareket edilse bile yine de vaılıl'.lıd.rn vAdeiul keşi e önemli bir gelir aktarımı geçekleşmiş olur. Ayrıc.ı bıırad.ı yun w derilerin bir smının doğrudan hayır kurumlarına giderken onun yin<' biı kısmının da vyoksula tikal ettiğini de unutmamak gerekir. Ülkede kesilen kurb.ının he-.alnnı ve bunun ıksula intikal edecek ortalama miktarını çıkarmak giınumu/.di' arlık zor değildir.
Kurban ziyafet ve yoksula ikram ve kısa sürelik de olsa bir yardım olarak )et önemli ölçüde bir kaynaşmaya yol açar. Günümu/de öleki lilkeleri bile-2m- Türkiije için söylersek buradan çok uzak coğrafya, ülke ve kıtalara kadar rası oralara havale edilerek çeşitli kurumlarımız aracığıyl.ı bu yerlerde, kurban silir olmuştur. Bu, milletlerin ve daha genel tabiriyle bir iımmetin kaynaşıp p birden sevinçle bir bayram yaşaması açısından gerçeklen takdire şayandır, ıcak ben şahsen burada kurbandan önce bunun zekâtla sağlanması gerekenini söylemek isterim.
Hacda kesilen kurbanlardan -ki o hac kurbanıdır- önemli bir kısmının Islâm nkası aracılığıyla dünyanın çok çeşitli yoksul bölgelerine uçaklarla ulaştırılıp ğıülmasına gelince bu, elbet Türkiye halkı misali belli bir ülke tavrı değildir.
2- Üreticiler Açısından Kurban Pazarı, İktisadî Olmayan
Kesimlere Müdahale Ve Hz. Peygambcr’in Müdahaleleri
Kurban ile yoksul kesime önemli ölçüde bir gelir aktarımı ve dağılımı olma-n yanı sıra bunun bir de üreticiler açısından kurban pa/.an ayağı olduğunu unutmamak gerekir. Yetiştiriciler bunu kârlı bir pazar olarak gördüklerinden ar hep bu mevsimi bekler olmuşlardır. Üretici, bu pazara erkek ve bir de imden düşmüş dişi hayvanlarını sevk eder. Uzun süre elde tutmak iktisad iadığından o bu tür hayvanlarını elinden çıkarmak durumundadır. Böyleo 1 sürü yenilenip gençleştirilmiş ve hem de üretime devam için İktisadî gü anılmış olur; Bu yolla hayvan varlığı daha genç, üretken ve verimli hale gelı ban, iddiaların aksine hayvan varlığını azaltmak şöyle dursun aksine çoğc bir etki yapar.
Kurban ve diğer türden kesim olsun;
“Süt vermekte olan sağım hayvanlarının kesilmemesi"’^^,
burada bu vesileyle belirtmeliyiz. Henüz süt veren -ki sütü artık bitmek olanlar bundan hariç tutulabilir- durumda r>lanlar hakkındaki bu irşat, vanların kesimine hiç bir şekilde izin vermeyecektir; kıyasen varılacak h( ancak bu olur. Elbet üretimle tüketim arasında gerektiğinde müdahaleci yönlendirici bir düzenleme yapılabilir. Bu yolla bilinçsiz bir tüketim, bir avlj ve yine bu çerçevede bilinçsiz ve iktisadi olmayan bir kesim engellenmi; Biz ciz önce sunduğumuz örnekler gibi yine burada PeK^gamber”m\
“Deve varlığının azalması üzerine onun, kurban için insanları sığır ke ı^önlendird iği ni”^^^,
görürüz ki bu da onun hayvan varlığını izlediğini gösterir ki gerçekten öne Hayvanların kendi cinslerine göre belli yeışlara gelinceye kadar kurban ed meşinin bir hikmeti de bunun İktisadî bulunmaması olabilir. Mecbur ka dıkça körpe hayvanların kesilmesi de bu açıdan uygun düşmeyecektir.
Hac Kurban Pazart’na gelince onun da durumu bu yukandaki gil bu büyük pazara pek çok ülkeden sevkıyatlar olur. Orada İslam bankasır büyük mezbahanelerde kesilen kurbanların, tertemiz gömlekleri içinde rulmuş olarak, donanımlı uçaklarla İslam dünyasının yoksul bölgelerine rilmesi -ki buna şahsen o tesiste şahit oldum- infak açısından küçümsene
H- NESIKE/AKIKA KURBANI: BEBEK İÇİN KESİLEN KURBAN
1- Nesîke/Akîka Kurbanının Tarihçesi, Kesilme Zaman Hüküm Ve Merasimi
Yeni doğan bebeğin, dünyaya gelişine bir şükür olarak kesilen İslam öncesi dönemden itibaren “akîka” denilmiştir. İslâmî dönemde gamber (s.a)’in tercihi, ya da onun öteki ada karşı olduğu yorumuy ibadet anlamını taşıyan “nesîke” denildiği de görülür”®. Ancak bu kon
KUTSAL KESİM KURBANA YENİDEN BAKIŞ
bir bağlayıcılık veya açıklık görülmemiş olacak ki fakıhlerin ona eski adıyla genelde akîka dedikleri görülür. Akîka bebeğin dünyaya getirdiği saçlarına denilir ki bu kurban, kadîm ismini bundan almıştır.
Nesîke, diğerleri gibi kurbana elverişli şartları taşıyan hayvanlardan kesilir ve küçük baş bir hayvanın kesilmesi yeterli olmaktadır, ancak kız ve erkek için kesilecek hayvan sayısında, az sonra görülecek olan bir ihtilaf bulunmaktadır.bolu sahibinden satılık daire arsa yazdı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder