4 Haziran 2015 Perşembe
bolu sahibinden satılık daireler ve psikolojilerim6
bolu sahibinden satılık daireler ve psikolojilerim6 evet arkadaslar sizlere bugün bolu sahibinden satılık daireler yazılarını hazırladı ve bolu sahibinden satılık daireler diyorki tıyolojik tabloda önemli bir rol oynadığını gösteriyor (Nıcolson & Szatma* L 2003; Schvvarie, 2008; VVaterhousc & Feın, 1997). Genetik etkilen gös-eren venlcr otistık çocuklann kardeşlerindeki otizm nskının incelendiği alışmalardan geliyor (Mıcali, Chakrabarti, &r Fombonne, 2004). En \y\ ahmınlere göre, otistik bir çocuk olan ailelerde başka bir kardeşin de otıs-ık olma nskı %3 ila 5’tir. İlk bakışta bu duşûk bir oran gibi görünse de jlızmın nüfustaki yaygınlığı ile karşılaştınldıgında aslında son derece yuk-
a l, 2 ve 3 olçuilerden altısı (ya da daha fazlası) ve 1. ölçütten en az ıkı ve 2 Tf 3 ölçütlerden birer tanesi;
(1)aşaj^ıüakilerden en az ikisinin ortaya koyduğu üzere sosyal etkileşimlerde nı-tflılısr/ bozulma: (a) göz teması, yuz ifadeleri, beden duruşu ve jestler gibi sosyal etkileşimi düzenleyen sözel olmayan davranışlarda belirgin bozulma, (b) gelişim düzeyine uygun akran ilişkileri kuramama, (c) başka insanlarla zevk, ilgi ve başarıları paylaşmaya yönelik kendiliğinden araynşm olmaması (örneğin, ilgi gösterilen nesneleri göstermeme, getirmeme ya da işaret etmeme); (d) sosyal ve duygusal karşılıklılığın olmaması
(2)iletişimde bozulmalar, örneğin: (a) konuşma dilinin gelişiminde gecikme; (b) başkalarıyla konuşma başlatma ya da konuşmayı sürdürme yeteneğinde belirgin bozülma; (c) dilin stereotıp ya da yinelenen bir biçimde kullanılması va da kendine özgü dil; (d) gelişim düzeyine uygün çeşitli, kendiliğinden yap-ınan oyünlannın eksikliği
ı3) Stereotıp davranış, ilgi alanı ve etkinlik örûntulen, aşağıdakılerden en az biri doğrultusunda (a) ya yoğunluk ya da odaklanma bakımından anormal bir ya da birden lazla stereotıp ve kısıtlı ilgi örûntülerı ile kuşatılmış meşguliyet; (b) belirli işlevsiz rutin ya da ntuellere görünüşte esnek olmayan bir bağlılık; (c) stereoıip ve yinelenen motor kişisel özellikler (örneğin, ellen ya da parmakları çırpma ya da bükme ya da karmaşık beden hareketleri); (d)
I nesne parçalarıyla sürekli meşguliyet
I b. Aşağıdaki alanlardan birinde, 3 yaşından önce başlayan, işlevsel gecikme ya da anormallik: (l) sosyal etkileşim, (2) sosyal iletişimde kullanılan dil ya da
(3)sembolik ya da bayalı oyun
Duifno%tu and Statiuual Manual oj Mental Disordrrs, Text Rrvısujtı, Fmtrth tdıtum (O Amrntjın Psythıainc Assocution izniyle uyarlanmıştır..
Şaşırtıcı başarıların elde edildiği birkaç dikkat çekici vaka ok, otisıik çocuklarda genel prognoz hâlen sınırlıdır. Tedavi gören çocj^j^ rın sonraki yaşamlarında en uç uyumun sağlanması bile dörtte daha düşük bir oranda gerçekleşir. Klinik bir tesiste uzun sureli bakım söz konusu olduğunda belirli davranışlarda doyurucu ipleyn^jj, sağlanabilse de otistik çocukların normalleşmesi yakın gelecekte okı|,j İl görünmüyor.Otistik çocuklara anne babalık yapmak normal ya da zekâgenkjisj, gılcyen çocuklara bakmaktan daha zahmetli ve streslidir (Dunn, Burl»», diğerlen, 2001). Çocuklarını anlamaya, gündelik bakımlannı yapm«,^ mevcut sağlık ve eğitim sistemi içerisinde onlara yönelik olası eğitim l» naklannı bulmaya çalışan otistik çocukların anne babalan genelliklekeıi. lenni son derece yıpratıcı bir durumda bulurlar. Otizm konusundaki 1% lendirici kitaplardan biri The World of the Autistk Chilcfdır (Otistik C» ğun Dünyası; Siegel, 1996). Siegel kitapta otistik bir çocuğa sahipoIub aile -hem anne baba hem de kardeşler- üzerindeki etkilerini ele alır«« taya çıkabilecek sorunlarla başa çıkmanın yollannı anlatır ve bunadıjtrt le üyelerine yönelik psikolojik tedavi de dahildir. Kitap özellikle de otMİ çocuklann eğitim ve tedavisine yönelik kaynaklara ulaşma ve kala kans^ ncı eğitim çevresinde engelleri aşma konularında çok değerli biryoljo» rici niteliğindedir. Çocuğun yerleşimi konusu da otistik çocuğu olanı» babalann vermesi gereken önemli kararlar arasındadır, zira bazı dunmk da ve ailelerde çocuktan ayrılmak bir zorunluluk haline gelebilir Modeli" olarak anılan yaklaşımda da otistik insanların yaşamlanmlı^ şim ve ilerlemeyi teşvik etmeye yönelik çabalar harcanıyor (Holmcs.*^
Bu yaklaşımda, profesyoneller ve aileler otistik bireylenn farklı dönemlerinde farklı terapi rejimlerine gereksinim duyabılcıtf* eldeki kaynakların değişen gereltsınimlennc göre yeniden yapıkmf"^
Bu bozuklukla görülen davranışlann birçoğu olizmdekilerc benzer. As-ffgcr bozukluğundaki sosyal bozulma bozukluğu, sınırlı ilgi alanı ve yine-nfn davTamşın birçok özelliği otistik bozuklukla ortaktır, ancak otizm-fn biraz daha geç ortaya çıkar ve otizmde görülen dil gelişiminde ya da )svtl etkileşimdeki şiddetli gecikme çoğu vakada söz konusu olmaz dıouzam, El-Gabalawi ve diğerleri, 2004). DSM-lV’e göre yaygınlık oranı OOO kişide 2,5’tir (Mattila, Kielinen ve diğerleri, 2007).
DSM-lV-TR’ye (APA, 2000) göre Asperger bozukluğunun temel özellik-Ti kişiler arası etkileşimde şiddetli ve sürekli bozulma -buna yüz ifadelerin-da. beden duruşundaki ve jestlerdeki bozulmalar dâhildir- ve yaşıt ilişkile-kuramamaktır. ilginç olan, Asperger bozukluğunda genellikle erken dil ge-şımındc ya da yaşa uygun kendi kendine yetme becerilerinde klinik açıdan lyda değer gecikmelerin görülmemesidir. Bununla birlikte, çeşitli araştır-lalara göre Asperger bozukluğu olan kişilerin ergenlik dönemlerinde intihar anıvûksekür (Fitzgerald, 2007; Ghaziuddin, 2005; Gilberg, 2002).
Asperger bozukluğu hastalan genellikle psikotropik ilaçlarla, örneğin nüdcpresan ve antipsikotiklerle (tioridazin ve haloperidol; Posey & kDouglc, 2003) ve lityum benzeri ruh durumu dengeleyicilerle (Belsito, diğerleri, 2001) tedavi edilirler. Asperger hastalarının işleyişlerini fileştirmek için çeşitli davranışsal tedavi yaklaşımlarına da başvuruluştur. )meğın, Bock (2007) davranış sorunlarını azaltma ve yaşıtlarla iş birliğine ivalı öğrenme etkinliklerini iyileştirmede sosyal-davranışçı öğrenme stra-rjısınin etkili olduğunu bulmuştur. Genel olarak, Asper hastalarında elde dilen sonuçlar otizme oranla daha
a uU»ılmısiır Birçok resmi olmayan ve tek vakalık raporda lakUsımlanvla haşarıya ulaşıldığı bildirilmişse de doğrudan Jilen jîenelliklc çorumun yeteneklerini dönüştürmede başanholı^ inger Jsr Koscık, 2001) vc öğrenme güçlüklerine yönelik ipesıf,], löntemlerinm sonuçları üzerine iyi tasarlanmış ve yûrüttılmuf in savısı azdır.
G'nın s arattığı kişisel, eğitimsel ve sosyal sorunlarla büyüyen uzun vadede yetişkinlik dönemlerindeki uyumlan ûzenne Tenini, ır. ÖG olan üniversite öğrencileri üzerinde yürütülen iki çakıanı g & Hoy, 1989) göre grup olarak yaşadıkları -eğitimsel, ktşuelıtm. tnınlar lise öğretimi sonrasındaki yıllara da taşınır. OG sergüeTo». ler ûzennde yürütülen bir topluluk anketinde Khan, Cotranıth
(1997) buniann riki
%30'sintn kişilik len sergilediğim Cato ve Rtce (1982) 0Gte|' leyen ttpık bu buevm vi|» f^ı sorunları eldeki linMı tarayarak uzun bu hwUK getirmiştir BunUr anai -özgüvenle ılgıh surcjgbt runların yanı sın- bulotİBi çocukken yışadıklın ar nıatik gibi sıradan brcfl** ilgili sorunlarının suımk yer alır. Bununla bııto Mitlar bu sunuçlarda bireysel iarklılıklann kayda dejtenKiıdi'^ I ve (Xr sergileyen kimi yetişkinlerin yaşamlarını çok ıvt btrjrtii* IftgiiuHI belirtiyor. bolu sahibinden satılık daireler sundu....
bolu satılık daire :: bolu satılık daire, bolu sahibinden satılık arsalar :: bolu sahibinden satılık arsalar, bolu satılık arsalar :: bolu satılık arsalar, bolu satılık daireler :: bolu satılık daireler, bolu sahibinden satılık daireler :: bolu sahibinden satılık daireler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder