4 Haziran 2015 Perşembe

bolu sahibinden satılık daireler ve psikolojilerim687

 bolu satılık daireler


bolu sahibinden satılık daireler ve psikolojilerim687 evet arkadaslar sizler icin bolu sahibinden satılık daireler yazılarımızı yazdı ve bolu sahibinden satılık daireler  diyorki ummlamışiır. Tanı konması için bu sorunların 18 yaşın altında başlamış olması gerekir. Dolayısıyla zekâ geriliği zekânın yanı sıra başanm düzeyi bağlamında tanımlanır. Tanım nedensel etkenler üzerine hiçbir şey söylemez ve bunlar temelde biyolojik, psikolojik, sosyokültürel ya da bunlann bir kombinasyonu olabilir. Tanımı geregi, 17 yaşından sonra başlayan ve :ekâ genliğinin dengi olan herhangi bir sorun zekâ geriliği olarak değil, de-mans olarak ele alınmalıdır. Bu önemli bir ayrımdır, çünkü olgunluk çağında entelektüel işleyişte belirgin bir bozulma yaşayan kişinin psikolojik du-mmu, entelektüel kaynaklan gelişiminin bütününde ya da büyük bir bölümünde aynı olan bir kişiden büyük farklılıklar sergiler.Zekâ genliği dünyanın dört bir yanındaki çocuklarda görülür (Fryers, 2000). En şiddetli biçimleri anne babanın büyük güçlükler çekmesine neden olurken topluma da ekonomik ve sosyal bir yük oluşturur. ABD’de tanı konan zekâ geriliği nokta yaygınlık oranı yaklaşık %Tdir ve bu da yaklaşık 2,6 milyonluk bir popülasyon tahminine karşılık gelir. Bununla birlikte, aslında Yıygmiıgı saptamak son derece zordur, çünkü zekâ geriliğinin değişik ta-mmlan arasında büyük farklılıklar söz konusudur (Roeleveld, Zielhuis, & Gabreels, 1997). ABD’deki çoğu eyalette 1Q düzeyleri 70’in altında olan ve sosval açıdan kendine yetemeyen ya da sürekli sorunlu davranışlar sergileyen kişilerin “zekâ geriliği” ile sınıflandırılmasına yönelik yasalar bulunur H başka bir şekilde yönetilmesi mümkün olmadığında bir kuruma yerleştirilebilirler. Resmî olmasa da 1Q puanlan 70 ila 90 arasındaki kişiler genellikle “sınırda” ya da (aralığın üst kısımmda) “donuk-normar olarak anılır.
5 ila 6 yaşlannda ilk zekâ geriliği tanılanna çok sık rastlanır (çoğu çocuk okula bu yaşlarda başlar), 15 yaşında tavan yapar ve bu yaştan sonra keskm bir düşüş gösterir. İlk tanı yaşındaki bu örüntüler büyük oranda yaşamsal taleplerdeki değişiklikleri yansıtır. Erken çocukluk döneminde yalnızca hafif entelektüel bozulma sergileyen ve zekâ geriliğinin büyük bir bölümünü oluşturan kişiler genellikle normal görünür. Orulamanın altındaki «ıtdcktûel işlevleri ancak okulda yaşadıkları güçlükler tanısal bir degerlen-iınneyeyol açtığında ortaya çıkar. Eğitimleri için yeterli olanaklara sahipse-^bu gruptaki çocuklar genellikle temel okul becerilerinde ustalaşır ve sos-T*l açıdan uyumlu davranışlarda doyurucu bir düzeye ulaşırlar. Okul yılla-*'*ıdan sonra genellikle toplumda üç aşağı beş yukarı kabul edilebilir bir yakalar ve doUıvısıvla zekâ geriliği kimliğinden kurtulurlar.
onlaştıncı radyasyonun cinsellik hücreleri ve diğer bedeny] kular üzerindeki zararlı etkileri geçtiğimiz yıllarda bilimin ken konulardan biri olmuştur. Radyasyon döllenmiş yu»|^ dan etkileyerek anne ya da babanın ya da her ikisinin İcrinde kusurlu çocuğa yol açan gen mutasyonlanna nedem^ rarlı radyasyon kaynakları bir zamanlar tıpta um ve terapi landan yüksek enerjili X ışınları ile sınırlıyken gunûmûzdu^ h testleri ve nükleer santrallerdeki sızıntıları da içeren uzunktn konusudur.
>tü Beslenme ve Diğer Biyolojik Etkenler un zamandır, fetüsün erken gelişiminde protein gibi temtl b* betersiz olması ile onarılamaz fiziksel ve zihinsel hasar ırisnlı tı olduğu düşünülüyordu. Bununla birlikte, günümüzde bu vıtu dayandığı doğrudan nedensel bağlantının aşırı basitleşlirilıniid a inanılıyor. Ricciuti (1993) kötü beslenmenin zihinsel gtlb* ok dolaylı olarak, çocukta öğrenme ile ilgili tepki, merak veb» u değiştirerek etkilediğini gösteren verilerin çoğaldığına dıU r. Bu hipoteze göre bu kayıplar da entelektüel yetenekte gdra : yol açıyor. Yani, kötü beslenme ile ilgili entelektüel yetersi:;» 1 azından bir bölümü psikososyal yoksunluktan kaynaklanana aya işaret eder ve zekâ geriliği de, aşağıda anlatıldığı gibi.b«» trından biridir.
sayıda zekâ geriliği vakası açık bir şekilde organik beyin [»lığlıdır. Bazı örneklerde -özellikle de şiddetli ve ağır tiplerdt * denler ya bilinmiyor ya da kesin değil, ancak geniş beyinpni' )lû açık.
7) ve yaşamın ileri dönemlerinde görülen zatürree ve diğer io|,j^ nfeksiyonlan gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilidir. Bebek bekley*,^ mniyosentez ve koryon vilüsü örneklemesi yoluyla Down ol oynayan genetik malzeme, çoğunlukla normalde oldujB|j,^ 47 kromozom veren 21. kromozomun trizomisi, rallimde ı^' tedir(bkz. Şekil 14.1).
)owTi Sendromunda Klinik Tablo Bir dizi fiziksel özellik ergileyen çocuklarda görülür, ancak bu çocuklann çokazıbo zelligi olduğu yaygın olarak düşünülen karakteristik özelliklemksı rden taşır. Gözleri badem şekilli, gözkapaklan normalden dtiu ^ Yüz ve burun, başın arkası gibi, genellikle düz ve yayvandır üyük görünen dilde derin çatlaklar olabilir. Gözde iris genellikle kt Boyun ve eller genellikle kısa ve geniştir. Parmaklar güdük lulmı#ı likle küçük parmağın diğerlerine oranla daha kıvnmlı oldu^|nt cerrahi müdahaleler yoluyla damgalayıcı özellik düzelülmeve pin e edilen başan genellikle sınırlıdır (Roizen, 2007). Ayna,aıuıel4 ovvn scndromu görülen çocuğu kabullenmeleri ile bu tip bu cem laleyi desteklemeleri ters orantılıdır (Katz, Kravetz, & Marks, W" )wn sendromlu çocuklardan bazıları titiz tıbbi dikkat ve ınceleıiK|[ ■n özel tıbbi sorunlar yaşarlar (Tyrer, Smith, & McGrothet Uf sendromu olan çocuklarda ölüm oranlan ise geçen ytmıldaİn ?üş göstermiştir. 1919 yılında doğum anında bu tip çocuklarib ?aşam süresi yaklaşık 9 yıldı; ölümlerin büyük bir bölümü acunlardan kaynaklanıyordu ve bunlann büyük bir bölümü ıda gerçekleşiyordu. Antibiyotikler, ölümcül anatomik kib-f ı kalp odacıklarını ayıran duvarlardaki deliklerin, cerrahı cltilmesi ve tıbbi bakımın iyileşmesi sayesinde günûmtdtk' 1 birçoğu yetişkinlik çağını görebiliyor (Hijii ve diğerlen, 1* )u grubun büyürken hızlı bir yaşlanma sürecinden geçn|ı 1**^' liğerleri, 1997) ve bilişsel yeteneklerinde düşüş oldügu îson, 2003). Yeni bir çalışmaya göre 60 yaş ve üzeri )b50’yc yakınında klinik demans belirtileri görülür (MargJİ'*’
^vranışlan ve ailelerine ya da yaşadıkları kurumsal ortama yardımcı olma-İjnnı sağlayacak el becerilerini öğrenebilirler (Brown, Taylor & Malthews, 2001) Geleneksel görüşe göre Down sendromlu çocuklar aşırı uysal ve se-^'ecen olurlardı. Ancak, araştırmalar bu genellemeyi sorguladırlar (PAry, 2004) Her ne kadar bu çocuklar çok söz dinler olsalar da, büyük olasılıklı bu normal çocuklardan daha fazla değildir; ayrıca çeşitli alanlarda onlarla eşit oranda (ya da daha fazla) zorluk çıkarabilirler. Genel olarak, bir çocuğun sosyal ilişkilerinin niteliği hem IQ düzeyine hem de destekleyici aile çc\Tcsine bağlıdır
Down Sendromunda 21. Kromozomun Trizomisi Şekilde Down sendromlu bir kadının kromozomlarının reprodüksiyonu (karyotıp) görülüyor. 21 kromozomun reprodüksiyonunun (normalde olduğu gibi çift değil) uçlu olduğuna dikkat edin
Kaynak Custom Medıcal SUhk Photo, Inc, izniyle
Mikrosefali “Küçük beyinlilik” anlamına gelen mikroKlalıd). jozuk gelişimden ve dolayısıyla kafatasının normal boyutu I kaynaklanan bir tip zekâ geriliği söz konusudur. ^
Mikrosefalinin en belirgin özelliği başın küçük olmasulır. ın çapı yaklaşık 56 santimetreyken, bu durumda yançap timetrcdir. Penrose (1963), mikrosefalik çocuklann boy olau» lanna karşın kas sisteminin ve cinsellik organlarının görectnoı^ [unu anlatır. Bu özelliklerden başka, görünüm olarak lmbıılw».)j^^ ıça farklıdırlar, ancak kafatası koni biçimli olma egilimmdtdimı^ ılın içe dönüktür. Mikrosefalik çocuklarda orta, şiddetli vtıgırBİj^ Ji görülür, ancak çoğunda dil gelişimi çok azdır ve zihinsel ki]® derece sınırlıdır.
Mikrosefalinin kökeninde beynin gelişimini etkileyen birçok etka* ılir, örneğin, hamilelik aylannda yaşanan rahim içi enfeksıyonkn, dste radyasyona maruz kalma bunlar arasında yer alır. Miller (ir oşima ve Nagazaki’de 2. Dünya Savaşı ndaki atom bombası patlnu lan kaynaklanan mikrosefali vakalarına dikkat çekiyor. Genetik ab n rolü açık değilse de bozukluğun birincil, kalıtımsal birbıçımınıitii resesif genin rol oynuyor olabileceği öne sürülüyor (RobinsonSıInkı , 1976). Kusurlu gelişim gerçekleştikten sonra tedavi etkisiz kıkr 5 nûzde önleyici yaklaşımlar hamilelik döneminde enfeksiyon ve ni» a maruz kalmanın engellenmesine odaklanıyor.
Hidrosefali olarak adlandırılan durum kafatası içinde toplanan> düzeyde serebrospinal sıvının beyin dokularına hasar verraes»* sini genişletmesi sonucunda ortaya çıkan ve ender gönilenbuie» tur (Materro, Junque ve diğerleri, 2001). Doğuşun görülen vatt» ninen serebrospinal sıvının dolaşımı, emilimi ya da oluşuraunii' lukların sonucu olarak baş ya daha doğuştan genişlemiştir n i 1 sonra büyümeye başlar. Bozukluk beyin tümörü, subdunl IsCf menenjit ya da diğer durumlar nedeniyle bebeklik ya da erken* ‘ döneminde de başlayabilir. Bu durumda öyle görülüyor ki boak^-eni serebrospinal yolların tıkanması ve sıvının beynin belırh I»*' le toplanmasıdır.
bınncil belini beynin üst kesiminin yüz ve bedenin diğer bölümleriyle orantısız bir şekilde büyümesidir. Kafatasının büyümesi beyinde hasar ve-nci basıncın azalmasına yardım etse de ciddi beyin hasarı söz konusudur. Bu hasar da entelektüel bozulmanın yanı sıra kasılma, görme ve duymanın bozulması ya da yitirilmesi gibi etkiler doğurur. Entelektüel bozulmanın bonıtu dcjÇişir ve ilerlemiş vakalarda şiddetli ya da ağır bozulma görülür
Hidrosefali tedavisinde beyne serebrospinal sıvıyı tahliye etmek için ^nt aygıtları sokulur. Erken tanı ve tedavi ile şiddetli beyin hasarı gerçekleşmeden önce durum denetim altına alınabilir (Duinkerke, Williams, Rı-gamonti, & Hillis, 2004). Önemli beyin hasannda bile entelektüel işleyişin guçlû ve zayıf yönlerini hesaba alan dikkatle planlanmış erken müdahaleler yetersizlik düzeyini en aza indirebilir (Baron Goldberger, 1993).
Tedaviler, Sonuçlan ve Önlemler
Çeşitli programlar özel eğitim ve diğer iyileştirici önlemler yoluyla zeki genliği olan çocuklarda uyum kapasitesinde kayda değer değişiklikle-nn olası olduğunu göstermiştir (Bemey, 2000). Beklenen değişikliğin derecesi hiç kuşkusuz bireyin kendine özgü durumuna ve zekâ geriliğinin düzeyine bağlıdır.
Tedavi Kuruluşlan ve Yöntemleri
Zekâ geriliği olan çocuklann anne babaları genellikle çocuk büyütmenin çok büyük bir güçlük olduğunu hissederler (Gidden & Sehooleraft, 2007). Zekâ geriliği sergileyen çocukların anne babalannm almak zorunda olduğu kararlardan biri de çocuğu bir kuruma yerleştirip yerleştirme-mektir (Gath, 2000). Normalde beklenen istemedik sonuçlar -özellikle de kendine bakma becerilerindeki erozyon- nedeniyle çoğu otorite bunun son çare olması gerektiği konusunda hemfikirdir (Lynch, Kellow, & Will-son, 1997). Genel olarak, bir kuruma yerleştirilen çocuklar iki gruba ayn-br; (1) bebeklik ve çocukluk dönemlerinde şiddetli zekâ genliği, fiziksel bozulma sergileyen ve kuruma erken yaşta girenler ve (2) fiziksel bozul-*isergilemeyen, hafif zekâ geriliği olan ve ergenlik döneminde sosyal açı-^ uyum sağlayamayan ve sonunda temelde suça eğilim ya da diğer dav-sorunları nedeniyle kurumlara yerleştirilenler (bkz. Stattın & Klac-botberg'Larsson. 1993) Bu vakalarda, sosyal uyumsuzluk kararda rol oy-
1 temel etkendir, ilk gruptaki hastaların aileleri her türle, 5,,^ k düzeyden gelirken ikinci gruptaki hastaların aileleri •slek tabakasına üyedir.
zun süreli kurumsal bakım duygusal ve davranışsal sorunları, Yang, Ullrich ve diğerleri, 2007). Ergenlik döneminde bir tirilmenin etkileri büyük oranda buradaki olanakların yanı «ra^ tenlere bağlıdır çünkü kişinin gereksinimlerini değerlendim,^ lelin niteliklerine çok dikkat edilmesi gerekir (Petronko, Han, *nn, 1994). Zekâ geriliği olan ve aileleri doyurucu bir uyumılı^ şmalanm destekleyecek durumda olmayan birçok ergen ıçm mli kurumsal bakım özellikle etkili bir alternatiftir (Aletandeı it &r Zigler, 1985). Ne yazık ki çoğu yerleşim yerinde bu tipteju^^ itasına karşı bir direnme ve bu kurumda kalanlan yerel toplulıı|m neme durumu söz konusudur (Short & Johnston, 1997) kâ geriliği sergileyen, ancak bir kuruma yerleştirilmeyi gereiısııu filerde eğitim ve öğretime yönelik olanakların geçmişten bupmtj :i çok yetersiz olduğu görülüyor. ABD’de günümüzde hâlenabf örülen kişilerin önemli bir bölümü kendilerine özgü gerckımıir hizmetlere hiçbir zaman ulaşamıyor (Luckasson ve diğerlen İt ellikle bu insanlara yardım etmenin yollan göz önünealmdlmiıı ha da trajikleşiyor. Örneğin, hafif zekâ geriliği sergileyenleraj : okuma ve diğer temel okul konularına, bütçe yapma ve pıım ve mesleki becerilerin geliştirilmesine yönelik sınıflar bırçcll lumda bağımsız, üretken bireyler olmasına yardım etmişıır Oıi' zekâ geriliğine yönelik sınıfların hedefleri genellikle dahasssi tunlarda da kendine bakma ve diğer beceriler -örneğin, nnıkı* ın- vurgulanır (VVilder ve diğerleri, 1997) ve boylece bırevlffl» ev gösterebilmeleri ve gerek ailelerine (örneğin, Heller, Mit 1997) gerekse yerleştirildikleri kuruma yardım «melenaf"
I tuvalet eğitimi alma ve düzgün yeme ve giyinmeyi öğren** İma ile bir kuruma yerleştirilme arasındaki farkı belirlevTİııli' Mimüzde zekâ geriliğine yönelik kurumlarda 80 OOtVdendd'** lictadır ve bu da 40 yıl önceki sayının yarısından azdır hifmlr İrisıve bile totılum bazlı programlardı.....



bolu sahibinden satılık daireler sundu.bolu satılık daire :: bolu satılık daire, bolu sahibinden satılık arsalar :: bolu sahibinden satılık arsalar, bolu satılık arsalar :: bolu satılık arsalar, bolu satılık daireler :: bolu satılık daireler, bolu sahibinden satılık daireler :: bolu sahibinden satılık daireler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder