2 Temmuz 2015 Perşembe
bolu satılık daireler İle Metafizik44
bolu satılık daireler İle Metafizik44 bugün sizler icin bugün bolu satılık daireler yazılarını yazdı ve bolu satılık daireler diyorki Bu, var olan şeyler arasında, ra baştan itibaren onları hareketfj t irecek ve birleştirecek bir nedenin olması gerektiği düşüncesini içermektedir. Bu düşünceler arasında sözünü ettiğimiz neden ilk önce kimin bulduğunu ilerde belirtmemize izin verilsin.^^i Ancak tyi nin çeşitli biçimlerinin karşıtlarının da doğada varolduğu, doğada sadece düzen ve güzelin değil, düzensizlik ve çirkinin de bulunduğu, hatta kötü şeylerin iyi, çirkin şeylerin güzel şeylerden daha fazla sayıda bulunduğu fark edildiğinden, bir başka fılozı^ Oosrluk ve Nefret i ortaya artı.^*^) Bu iki ilkeden her biri, bu iki ayn nitelikler grubundan birinin nedenidir. Çünkü Empedokles in göm-şünü izlediğimiz ve onu sözel ifadesi bakımından değil de
5 körü şrylcrin nedeni olduklarını görürüz. Bundan dolayı Eğer Fmpedokles’in bu anlamda körü ve iyinin her ikisinin ilkeler olduğunu söylediğini, bunu söyleyen ilk ki^i olduğunu söylersek, belki haklı oluruz. Çünkü her rürlü iyinin nedeni iyi, (her türlü körünün nedeni de körü) olandır.»*) lO Bu filozoflar, buraya kadar, hiç kuskusuz Fizik re<-) birbirlerinden ayırderriğimiz nedenlerden ikisine - maddeye ve hareketin kaynağına — erişmişlerdir. Ancak onlar iyi eğirim görmemiş, her yere arılan ve çoğu kez karşısındakine bilimin değil, rastlantının sonucu olarak yerini bulan darbeler indiren askerlerin savaşta yaptıkları gibi bunu belirsiz, kapalı bir biçimde yapmışlardır. Sözünü ettiğimiz askerler gibi bu filozoflar da ne söy-IS lediklerinin farkında değil gibi görünmektedirler; Çünkü onların hemen hemen hiçbir zaman ilkelerine başsurmadıklan veya onlara ancak çok az durumda başvaırdukları görülmektedir. Böylece Anaksagoras evreni meydana getirişinde “AkıTı (nous) ancak bir “deus ex machina” olarak kullanmaktadır. Herhangi bir şeyin hangi 20 nedenden ötürü zorunlu olduğunu söylemekte güçlükle karşılaştığında Akıl a başvurmakta, bütün diğer durumlarda ise olayları Akıldan çok başka herhangi bir şeye izafe etmektedir.»')Empedokles’e gelince, o, Anaksagoras’tan daha büyük ölçüde nedenlerden yararlanmakla birlikte, ne bunu yeterli ölçüde yapmakta, ne de onları kullanışında tutarlı davranmaktadır.»^)
I) Hn M»n !so7İcr. şüphelulir ve gerek Alek. da, gerekse en iyi yazm.alard.j hıılnnm.ımakradır. — Ivı K*'Trin netleni ol.ın iyi olan. nmpeık»kles’in rcrmmolojisinıle. Dosrlıık. korü şederin nerk'nı (ilin K*»ru »Hin ı.se, Neüet’rır.)iı..vKr>. rfhii^0n. 9' c, 99. Bu pasajda Sokrares, Anak&ıgoras’ın hır "yonerıu .AkıPa (nmıs dia* kinmoO ılıjkm rutmadığı va.ıdinin kendisinde yarattığı acı h.tyal kırıklığını belirtir (Yine hn pa-ufiLı .^ristiKeles’in creLsd neden ve tormel neılen kuramının ilk t.ısl.ığı ort.ıya çıkar). - Anaks.a-j^ı'ın Mv.*feMnde “nous" y.dni7ca mekanik ve maildi neılen olarak etkide bulunur
3) Çıınkıı Aiek.un belirttiği gibi (3^. 8) Dostluk'un lfüfnn fiurumLırfia bir birleştirme ve Ncf-rrt in kuttin ÂnrHtnlarHa bir ayırma, ayrılma nedeni olması gerekir. Oş’sa durum bu ık'ğildir Krş. rr Ypkolu^ Üztrtnf, l. I, 3H a .3 vd, — Fmpeık»kics’in sisteminıle “Sph.ıırosî" veya Bir olan, es'renın murlak birliği rarahndan karakterize eılılen ve içimle Oosrluk'ıın doruk nokta* ıımLı bulunduğu halklir. Hort i>ğe e7cli*ebediılirler vc tanrısal nitelikteilırler. Onlar, birbirlerine diwuijcme7İer. Bununla birlikte Lmpeık>kles onları. Dostluk un etkisi altında tek bir butun (ıpluıroı) h.ılıne getirtmektedir. Sonra Dostluk'un egemenliği yerini Nefrete bıraktığında, bu* tun vcnnlen dört öğeye ayrılmaktadır. Bu. bütün içme d.ığılmış olan niteliklerin bir tur kendi yerlerine gitmeleri ile gerçckIcşmekreilır. öte yandan Aristoteles'in yorumu kasıtİKİır (krş. II. jo-«bım, tir Gm. et Cor. comm., s. 68).
Hiç olmazsa birçok durumda onda şeyleri ayıran Dosrluk rı birleşrircn Nefret tir. Çünkü evrenin Nefret in etkisi ik r 2S Itrine ayrıldığı her seferinde diğer öğelerin her biri gibi tek bir kütle halinde toplanmaktadır. Bunun rersine Dosrlul etkisi altında öğelerin birbirleriyle birleştikleri her seferinde ^ öğenin kısımlan kendi içlerinde birbirlerinden ayrılmak kalmaktadırJI)
30 O halde Empedokles kendisinden önce gelenlere karşıt 4 rak bu, nedenin ikiye bölünmesini ilk ortaya aran kişi olmıı tur O, tek bir hareket kaynağını değil, farklı, hatta karşıt har-ket kaynaklarını kabul etmişti.Yine maddi yapıda dört 08S b den ilk defa söz eden de o olmuştur. Ancak o dört öğeyi, dor öğe olarak kullanmamaktadır; onları sadece iki tane imişler ele almaktadır: Bir yana ateşin kendisini koymakta, onun karşıt kırını ~ toprak, hava ve suyu — ise tek bir şey gibi ele almaku dır. Şiirini incelediğimiz takdirde bunu görebiliri/-^
O halde bu filozof, ilkelerden bu biçimde söz etmektedr ve sayısını böyle belirlemektedir. Leukippos ve meslektaşı De *> mokritos ise<"^) sırasıyla Varlık ve var-olmayan diye adlandırdık lan Dolu olan ve Boş olan ın öğeler olduğunu söylemektedirler Dolu olan ve cisim, Varlık; Boş olan, var-olmayandır. (Rıındar dolayı da onlar varlığın var-olmayandan daha fa/la var olmadığım söylemektedirler; çünkü cisim, Boş olan dan daha fazla vaı değildir.t**) Onlar bunları şeylerin maddi nedenleri olarak il-10 maktadırlar ve nasıl ki dayanak-tözün (subsrrat) tek olduğunu
I) f^osrlulv. t>ğck*ri birbirleriyle birleştirirken, bir aynı ödenin parçalarını birbirlcrimlcn aT« m ıkr Kİif. Bunun tersine Nefret, benzemeyenleri birbırlerimlen ayırırken bir aynı ngenin parçalı rtnın kenJı aralarınd.ı birbirleriyle birlemelerine imkân vcrmekteilir. .A.ristoteİes (krş. AşagKİa.k a 1000 a 2 >'b 12) F.mpcıl<4de$’ın gerçekte Netret’i bir birleştirme ilkesi - çünkü o hıklı birey Icrı mevti ma getirmektedir-. Dosrluk u ise bir ayırma ilkesi - çünkü o, ‘‘spbairos’’ta yeniden hır leşfirnac-k ürere bireylen ortadan k.ılılırmakt.adır - kıltlığmdan otıırü elcştirmc-kteılir.
2)Fail nÖzellikle fragm. 62. I3iels. - krş. 0/«/ rr Vokoluf Uzrrinr, II, 3, 330 b 20. Ateş, etkin olarak, edilgin ilke olarak gor önünde olan diğer üç öğenin burüniinün karşısında bulunur.
3) I etıkıpp«»s ve Demokrirtss'un doğa felsefesi için bkr. Kobın, La Prm^ fr., s. 1 3S-H6
5) i-10. satrrl.»r için krş Sımplikus, in îHrys., 923. 6-IS Dids. - Atomcular, öğder olarak Dolu ve Boş olan ı, başka deyişle atomlar vc atomlar ar.ısımlakı aralıkları kabul etmişlerdir On l irin bu öğeleri Varlık ve v'ar-olmavan diye adlandırmaları, öğretıy ön Msefe tarihçileri
rarıfıntl.ın işaret edilen, Fleaulıkla ilişkisini giıstermektedır (krş.jb I 8
^2S a 2 32). O baltle. Aristoteles’in tanıklığına göre, mekanik bir kıvn ığa s.ıhıp olan vc Fleati varlığın bitliği devamlılığı vc h
kabul edenler, seyrek ve yoğun olanı değişimlerin ilkeleri olarak ortaya koyup^*) bütün diğer şeyleri bu tözün değişimleri ile meydana getiriyorlarsa, aynı şekilde bu filozoflar da öğelerin farklılığının, bürün diğer niteliklerin nedenleri olduğunu söylemektedirler. Onlar bu farklılığın biçim, sıra ve durum bakımından olmak üzere üç türlü olduğunu söylemektedirler. Çünkü onlar varlıkların farklılıklarının “oran”, “temas” ve “dönüş”den ileri geldiğini söylemektedirler. Çünkü onlar varlıkların farklılıklarının “oran”, “temas” ve “dÖnüş”ten ileri geldiğini söylemektedirler. Şimdi bunlardan “oran”, biçim; “temas”, sıra ve “dönüş” durumdur.^-) Çünkü A N’den biçim, AN NA’dan sıra ve I H’den durum bakımından ayrılır. Hareket sorununa - varlıkların hareketi nereden ve nasıl aldıkları sorununa - gelince, diğerleri gibi bunlar da onu sessiz geçiştirmişlerdir.t-^)bolu satılık daireler sundu...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder